İncelenen Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/3961, K. 2026/3360, T. 01.06.2026 (Kanun yararına bozma)

Kararın tam metni için bkz: 01/09/2026 tarihli Resmi Gazete (s.7-9).

Uyuşmazlık Konusu

Tüketicinin aracına bir akaryakıt istasyonunda istasyon çalışanı tarafından yanlış yakıt doldurulması üzerine araç arızalanmış; tüketici, onarım bedeli ile tespit edilen giderlerinin karşılanması amacıyla Tüketici Hakem Heyetine başvurmuştur. Hakem heyeti talebi kabul etmiştir.

Uyuşmazlıkta yakıt dolumunu gerçekleştiren işletme, dağıtıcı şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bayidir. Dağıtıcı şirket, hizmeti kendisinin sunmadığını, yanlış dolumun bağımsız bayi çalışanı tarafından gerçekleştirildiğini ve talebin bayiye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi bu görüşü benimsemiş; kesin nitelikteki karar Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine Yargıtay önüne gelmiştir.

Hukuki sorun, hizmet fiilen bağımsız bayi tarafından sunulmuş olsa dahi tüketicinin karşısında markasıyla yer alan dağıtıcı veya sağlayıcı şirketin zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi

Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) ayıplı hizmete ilişkin hükümlerini öncelikle ele almıştır. Kanunun 13. maddesine göre taraflarca kararlaştırılan veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımayan ve tüketicinin hizmetten makul olarak beklediği faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran hizmet ayıplıdır. Araca kullanılması gereken yakıt yerine başka tür yakıt doldurulması bu kapsamda ayıplı hizmettir. Sağlayıcı, TKHK madde 14 uyarınca hizmeti sözleşmeye uygun biçimde ifa etmekle yükümlüdür; tüketicinin seçimlik hakları ve tazminat talebi ise madde 15 kapsamında korunmaktadır.

Daire, somut olayda bayinin dağıtıcı şirketin markası altında satış ve hizmet verdiğini gözeterek sorumluluğun yalnızca yakıtı fiilen dolduran bayi işletmesine yüklenemeyeceği sonucuna varmıştır. Sağlayıcı şirket ile bayi, ayıplı hizmetten ve bunun meydana getirdiği zarardan birlikte sorumludur. İlk derece mahkemesinin dağıtıcı şirket yönünden husumet bulunmadığı kabulü bu nedenle hukuka aykırı görülmüş ve karar kanun yararına bozulmuştur.

Dikkat çekmek gerekir ki; zarara sebep olan olaydan sorumluluğun dağıtıcı şirket çalışanının doğrudan kusurunun ispatına bağlanmamıştır. Somut olayda tüketicinin karşısında belirli bir ticari organizasyon ve marka altında sunulan hizmet bulunduğundan dağıtıcı şirket, hizmetin bayi tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek tüketiciye karşı sorumluluktan kurtulamaz.

Benzer İçtihatlar

Belirtmek gerekir ki; ele alınan kararda varılan sonuç, yeni bir içtihat teşkil etmemektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.09.2020 tarihli E.2020/3188, K.2020/4776 sayılı kararı ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli E.2016/16127, K.2019/6505 sayılı kararlarında da yanlış yakıt dolumu ayıplı hizmet kabul edilmiş ve bayi ile sağlayıcının sorumluluğu benimsenmiştir. Diğer bir deyişle, inceleme konusu 2026 yılına ait karar, önceki yıllarda verilen içtihadı devam ettirmektedir.

Kararın Önemi ve Benzer Olaylara Emsal Teşkil Etmesi

Kararın değeri yanlış yakıt uyuşmazlıklarıyla sınırlı değildir. Karar, tüketici hukukunda marka, dağıtıcı ve bayi ilişkilerinin sorumluluk bakımından nasıl değerlendirileceğine ilişkin daha genel bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Vurgulamak gerekir ki; tüketici çoğu zaman hizmet aldığı işletmenin dağıtıcı şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup olmadığını bilmez; bunu araştırması da beklenemez. Tüketicinin tercihini etkileyen unsur çoğu kez istasyonun tabelasında gördüğü marka, bu markaya duyduğu güven ve hizmetin belirli bir ticari organizasyonun parçası olduğu yönündeki görünüşüdür. Yargıtay’ın yaklaşımı bu sosyal ve ekonomik gerçekliği hukuki sorumluluk bakımından da dikkate almaktadır.

Bu yönüyle karar, benzer organizasyon modellerinde ileri sürülen işlemi bayinin yaptığı şeklindeki husumet savunmalarının doğrudan sonuç sağlamayacağını göstermektedir. Somut olayda tüketiciye sunulan hizmetin niteliği ile bayi ve sağlayıcı arasındaki organizasyon ilişkisi incelenmelidir.

Kaynaklar

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.13, 14 ve 15; Yargıtay 3. HD, E.2026/3961, K.2026/3360, 01.06.2026; Yargıtay 3. HD, E.2020/3188, K.2020/4776, 24.09.2020; Yargıtay 13. HD, E.2016/16127, K.2019/6505, 23.05.2019.