I. Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma Disiplin Cezasının Tanımı

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu‘nun 53/b-5 maddesinde “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma” şeklindeki disiplin suçu, “Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden çıkarmadır” şeklinde tanımlanmıştır.

II. Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma Disiplin Cezasını Gereken Fiiller

2547 sayılı Kanun’un 53/b-5 maddesinde üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şu şekilde sayılmıştır:
a. Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek,
b. Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında; anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar dışında kişisel emek ve birikime dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak,
c. Özürsüz veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek“.

Söz konusu fiiller tahdidi olarak sayılmış olup ancak yukarıdaki fiillerin işlenmesi halinde üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası verilebilir.

III. Disiplin Cezasını Vermeye Yetkili Makam

2547 sayılı Kanun’un 53/Ç maddesine göre, “Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları atamaya yetkili amirin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir“. 2547 sayılı Kanun’un 53/E maddesi uyarınca, yüksek disiplin kurulu, “Yüksek Öğretim Genel Kurulu”dur.

IV. Disiplin Soruşturmasının Açılmasında ve Ceza Verilmesinde Zamanaşımı

2547 sayılı Kanun’un “Zamanaşımı” kenar başlıklı 53/C/1(b) maddesi uyarınca, “Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma (…) cezasında altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin soruşturması açılamaz“. Bahsi geçen Kanun’un 53/C/2 maddesine göre, “Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil açısından altı yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması hâlinde ikinci fıkrada belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar“.

Yine belirtmek gerekir ki; üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiilin gerçekleştiği tarihten 6 yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması halinde 6 yıllık ceza zamanaşımı süresi (yayın tarihinden itibaren) yeniden işlemeye başlar.

V. Bir Alt Disiplin Cezasının Uygulanmasının Şartı

2547 sayılı Kanun’un 53/D maddesinde, “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan veya ödül veya başarı belgesi alanlara verilecek disiplin cezalarında bir derece alt ceza uygulanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu kanun metninde yer alan “uygulanabilir” şeklindeki ifadeyle bir alt disiplin cezasının uygulanması hususunda idareye takdir yetkisi verildiği açıktır. Takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. idarenin takdir yetkisinin yargı denetimine tabi olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Diğer bir deyişle, idarenin takdir hakkının yerinde kullanıp kullanılmadığının tespitinin Mahkemelerce yapılması gerekir.

Şu halde, hakkında disiplin soruşturması yürütülen öğretim elemanının, daha önceki çalışmalarının ve sicilinin olumlu olması halinde ve iyi hal indiriminin uygulanmamasını gerekli kılan somut ve açık başkaca bir husus bulunmadıkça, bir alt disiplin cezasının uygulanması gerekir.

VI. Başvurulabilecek Hukuki Yol

Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma disiplin cezasına ilişkin karar, idari işlem niteliğindedir. Hukuka aykırı bir idari işlemin iptali için yetkili idare mahkemesinde “idari işlemin iptali” denilen davanın açılması gerekir.

VII. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bir idari işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemini incelemekle görevli mahkeme, idare mahkemesidir (Bkz: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, madde 2/1-a). Yani, iptal davası, idare mahkemesinde açılır.

İdare mahkemelerindeki yargılama usulüne ilişkin kanun olan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 32’nci maddesine göre, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir“. Şu halde, söz konusu disiplin cezasına ilişkin karara karşı açılacak iptal davasında yetkili idare mahkemesi, kararı veren idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

VIII. Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Hususlar

2577 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında da dilekçelerde; (a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, (b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, (c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, (d)Vergi, resim, harç benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği belirtilmiş, bahse konu maddenin üçüncü fıkrasında ise, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olarak dava dilekçesine eklenmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

Dilekçede bulunması gereken hususlar eksiksiz bir şekilde yazılmalı ve açıklanmalıdır. Yukarıda kısa değinilen bilgiler ışığında; söz konusu disiplin cezasının yetki ve sebep unsurları yönünden neden hukuka uyarlılığının bulunmadığı izah edilmelidir. Ayrıca disiplin soruşturmasına ilişkin süreçte 2547 sayılı Kanun’un 53/D ve devamı maddelerinde öngörülen ilkelere uygun hareket edilip edilmediği; edilmemişse buna ilişkin bilgi ve belgelere de yer verilmesi gerekir.

IX. İptal Davasını Açma Süresi

Söz konusu disiplin cezasına ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 (altmış) gün içinde iptal davasının açılması gerekmektedir (İYUK, madde 7/1,2). Danıştay yerleşik hâle gelen kararlarında işbu 60 günlük süreyi “hak düşürücü” süre olarak kabul ettiğinden, kararın tebliğinden itibaren 60 gün geçtikten sonra ikame edilen davalar, süre yönünden reddedilmektedir.

X. Yürütmenin Durdurulması Talebi

Bir idari işleme karşı iptal davası açılmış olması, tek başına o idari işlemin yürütmesini durdurmaz. Diğer bir deyişle, mahkeme dava konusu kararın iptaline karar verinceye kadar, idari işlem hüküm ifade etmeye devam eder.

Ancak dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında idari işlemin yürütmesinin durdurulması da talep edilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için, İYUK madde 27/2 hükmünde iki şart birlikte aranmıştır: (i) idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve (ii) idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Şu halde; dava dilekçesinde belirtilen şartların neden oluştuğu ayrı ayrı açıklanmalıdır.

Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedebilir (İYUK, madde 27/3). Ya da, mahkeme davalı idarenin savunması alındıktan sonra yürütmenin durdurulması istemini değerlendirdikten sonra işbu istemin reddine karar verebilir. Bu hallerde, İYUK madde 27/7 uyarınca, en yakın bölge idare mahkemesine hitaben yazılan ve davanın görüldüğü idare mahkemesine verilecek olan bir dilekçe ile itiraz edilebilir. Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı, ancak bir kez itiraz edilebilir. İşbu itirazın, istemin reddine dair kararın tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içinde yapılması gerekir. Bölge idare mahkemesinin (istinaf mahkemesinin) itiraz üzerine verdiği karar, kesin niteliktedir.

XI. Dava Harç ve Masrafları

2022 yılı harçlarına göre; açılacak iptal davasında ilk aşamada söz konusu olacak harç ve masraflar tutarı yaklaşık 750TL’dir. Söz konusu harç ve masraf kalemleri şöyledir:

Başvurma harcı: 80,70TL
Karar harcı: 80,70TL
Yürütmenin Durdurulması Harcı: 133,00TL
Posta Masrafları: 434,00TL

Toplam: 728,40TL

XII. Yargılama Süresi

İptal davasının süresi hakkında önceden kesin bir bilgi vermek mümkün değildir. Zira mahkemelerin karar verme süresi, mahkemenin bulunduğu il, dosya sayısı, tarafların işlemleri ve hakimlerin görevlendirilmeleri (başka yere tayin gibi) sebeplerle uzayabilmektedir. 2020 Adli İstatistikleri’ne göre, idare mahkemelerinde bir davanın esası hakkında karar verilmesine ilişkin ortalama süre, Ancak ilk derece mahkemesinde (idare mahkemesinde) görülen davanın, ortalama olarak bir veya bir buçuk yıl içinde sonuçlandığını söyleyebiliriz.